Yurtiçi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mesafe
İstatistikler
Toplam: 34732
Aktif: 2
Bugün: 47
Dün: 128
Revize Yazılar

Bana Ulaşın

        

 

......

Isparta

torosların eteğinde akdenizin sıcağından ve neminden yoksun bir yer ısparta. aslında tam bir çıkmaz sokak. antalyaya gidebilmek için burdur üzerinden dolaşmak gerekiyor. aslında bir bakıma da iyi. misafiri az halkı kendi halinde yaşıyor. vermiş sırtını davraza gölgesinden faydalanıyor. (davraz? gugıl.com görseller davraz)

dümdüz bir yoldan kente giriyoruz. karşımızda heybetli davraz adeta selam veriyor, buyur ediyor. hava ağlamaklı, davrazın başı dumanlı.(bi derdi var olsa gerek) girişte böyle bir devasa bir gül yüzümüze adeta bir sille vuruyor ve diyor ki -yiğenim güller diyarına hoş geldin.-

 image

Bu tarz efektler vermek de hoşuma gitti açıkçası. fotoğraf bi güzel olmuş. her taraf buram buram gül kokuyor diye anlattım ben soranlara ama işin aslı gül bahçesi dahi görmedim. ancak yöre halkı bunu iyi bir ekmek kapısı haline getirmiş.

yol boyu ilerlerken demirelin heykelleri artıyor. üniversiteye, hava alanına ve caddelerine ismi verildiğine göre -heaa demekki demirel buralıymış- diyorum.

şehrin merkezinde bi park karşılıyor bizi, hemen valiliğin önünde. oturuyor muyuz? hayır. tabiat ana geldiğimizden ötürü sevinç gözyaşlarını döküyor o sırada. etrafı dolanmaya devam ediyoruz. her yan gül ve gül ürünleri satan dükkanla dolu. atıyoruz kendimizi birinin içine (yağmurdan kaçıyoruz demiyor da..) içerisi hakikaten gül kokuyor. yağları, kremleri, suyu, sabunu, kolonyası derken envai çeşit malzeme var içerisinde. ancak gül kokulu seccade-tesbih-kuran triyosu benim favorim oldu. feyz ile dinini yaşamak isteyenlere, gözlerini kapadıkları an da mekkeye olmasa da ısprartaya gideceklerine dair garanti verebilirim.

ıvırımızı zıvırımızı aldıktan sonra tarihi bir çarşıya atıyoruz kendimizi. firdevs bey bedesteniymiş adı. eski bir ısparta valisiymiş sonradan uludağsözlükten öğrendiğim kadarıyla. kendilerine de bu engin bilgiler için teşekkür ediyor ve bedesten de ki yolculuğumuza devam ediyoruz. içeride her yerde çakmacılar ve gümüşçüler mevcut. sade sessiz ve şirin. çıkar çıkmaz da klasik hatıra fotoğrafımızı çekiyoruz.

image

tanıyan arkadaşlar -aaa eller niye cepte bu nasıl bir dogandor fotoğrafı diyebilirler- taa ki

image

bu fotoğrafı görene dek. evet kimse bunu diyemesin, “dorling” akımı kaybolmasın diye çekindim bi tane. bu arada arkası valilik oluyor. ön tarafı bahsetmiş olduğum parka, arka tarafı ise bedestene çıkıyor. bereketimizle geldiğimiz bu şehirden yine bereketimizle ayrılıyoruz. yağmur da iyice şiddetleniyor göller yöresinde.

siz siz olun güllü alengirli bi şey almadan süleyman demirelle bir foto çekinmeden ve mümkümse eğirdir gölünü görmeden dönmeyin derim..

 

14.04.2012

Önceki: Edirne-2
Sonraki: Konya
Yurtdışı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Saat
Site İçi Arama

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal